Fenerbahçe futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenerbahçe futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Fenerbahçe-Bursaspor/Maç sonu

03 Nisan, 2011

Bu sonuçla şampiyonluk gitmez. Ama bu ilk 11'le şampiyonluk hayalden başka bir şey değil. Denedik ve gördük. Antalyaspor maçı, Galatasaray maçının ilk 45 dakikası, ve bu akşam ki maç. Dia'sız takım olacaksa, Stoch'lu olmalı. Bu akşamki ilk 45 dakika orta alanımızın solunda ve sağında herhangi bir Fenerbahçe'li oyuncu gören oldumu? Devamı

Fenerbahçe-Bursaspor/Maç önü

02 Nisan, 2011

Sadece Bursa maçı değil, bundan sonraki haftalar takım ve Aykut hoca için önemli bir sınav olucak. Son 9 hafta, sezonun başından beri aradığımız saha içi uyumunu bulmuştuk. Ve hepimizi şampiyonluk havasına sokan harika bir seri yakaladık. İçeride dışarıda, kolay zor demeden önümüze geleni devirdik ve şampiyonluk için avantaj elde ettik. Fikstüre bakarsak zor maçlarımız gitti kolaylar kaldı. Ama öyle değil. Mesele fikstür filan değil. Mesele bizim saha içi dengemiz. İşte orada sorun var.  Devamı

Trabzon'dan çok daha iyi olmalıyız

29 Mart, 2011

 Enes Aman 

@ 
@ Semih Sence türkiye de ilk 11 de oynamalımı yarın ?

 Alex10.com.br 

@ 
@ bence semih herzaman 11.

 Enes Aman 

@ 
@ Peki Fenerbahçede Niang mı Semih mi ?

 Alex cevap vermedi.  Alex'in Ntvspor'da katıldığı  canlı yayında yaptığı açıklamalardan, Hürriyet gazetesi aşağıdaki sonucu çıkarmış. Devamı

Beklenen Selçuk İnan transferi gerçekleşmez

28 Mart, 2011

Bu sezonun sonunda, transfer hedeflerimizden birinin Selçuk İnan olduğunu yazmayan çizmeyen kalmadı.  Selçuk'un Fenerbahçe'nin en çok sorun yaşadığı mevkide, ulaştığı performansı dikkate alırsak, söylentilere çok şaşmamalıyız. Peki bunca yazılan çizilen söylenti olarak kalır mı? Bu soruya cevabım büyük ihtimalle evet. Gerekçelerim ise ekonomik.  Son bir kaç sezondur Fenerbahçe'de en yüksek kontratları alan oyuncular, Alex, Emre ve Guiza. Alex ve Emre'nin kaliteleri ve kariyerlerini göze aldığımızda bu normal bir sonuç. Guiza, değerlendirme dışı, o bu takımın bir parçası değil. Denklemin neresine koysan olmuyor. Devamı

Adnan Polat'ın açıklamalarındaki aşağıdaki ifade dikkatinizi çekti mi?

26 Mart, 2011

 Adnan Polat'ın açıklamalarındaki aşağıda ki ifade dikkatinizi çekti mi?
Fenerbahçe'nin geçen sezon kaybettiği şampiyonluğa gönderme yapan Polat, ''Fenerbahçe'nin geçen sene son maçta kaybettiği şampiyonluk olayını olayını yaşamaktansa başta boyun eğmek daha iyi.''
Yani ne diyor başkan, son haftaya kadar çatır çatır aslanlar gibi yarışacağımıza, bu yıl olduğu gibi rezil rüsva oluruz. Yani ne diyor, sahada olduğumuz her dakika, her an olabilicek en iyi durumda olmak yerine, şampiyon olmak diyor.  Yani bir kere fazla şampiyon olmak, bir sürü emekten, bir sürü yarıştan, adaletten, rekabetten, kıymetlidir diyor. Ve söylediğini de yapıyor, Galtasaray'da. Rezil rüsva sezon, rezil rüsva maçlar, param parça camia.  Devamı

Semih Şentürk'ün menajeriymiş

21 Mart, 2011

Fifa menajeri Marco Kırdemir: Semih Şentürk'ün menajeriymiş. Galatasaray zaferinden sonra Radyospor'a açıklamış. Semih'e İspanya'dan çok teklif varmış, Villareal'e sıcak bakıyorlarmış, her şey bir ay içinde netleşecekmiş. Haber burada. Sayın Kırdemir, bin tane fırıldak içinde şampiyonluk mücadelesi veriyoruz, size uzatılan ilk mikrofonun üstüne uçmanız, kimseye bir şey kazandırmayacak açıklamalar yapmanız, pek kaliteli bir menajer  olduğunuzu gösteriyor. Devamı

Nasıl oynadılar

19 Mart, 2011

Volkan: Çok üst seviyede bir kalecimiz var. En üst seviyede oynuyor.  Yaklaşık 30 yıldır izliyorum Fenerbahçe'yi. Schumacher dahi en iyi kalecimiz. Akşam her zaman ki gibiydi.  Çok iyi.
Gökhan: Kanadını çok iyi korudu. Ve ikinci golü hazırladı. Kendisine yapılan baskıda 2 Galatasaray'lı oyuncu kurtulurken yaptığı hareketler, özgüvenini, zekasını ve tekniğini gösterdi. Fenerbahçe'lilerin gönlündeki en güzel yer ona ait. Devamı

Rüya gibi serinin en güzel gecesi

18 Mart, 2011

Bu zafer çok güçlü bir şampiyonluk sinyali. Aykut Kocaman ve Alex de Souza durmuyorlar. Bocalıyorlar, takılıyorlar hatta düşüyorlar, sonra da bir şampiyon gibi ayağa kalkıyorlar. Ve sonunda gururla taraftarı ile buluışan onlar oluyor.
Böyle bir sevinçle değerlendirme yapmak çok zor. Emre ve Dia'yı çok aradık aslında. Selçuk ve Cristian'ın ikisinin aynı anda sahada olması, sadece birisinin sahada olmasından daha fazla bir şey değil. Ve Özer. Çok çalışkan çok özverili, sahanın pek çok yerinde iyi futbol oynayabilir, ama orta sahanın solu faydalı olabileceği bir yer değil. Devamı 

Derbiden önce

Galatasaray son 4 haftada sadece Bucaspor'u yenmiş. Karabükspor'la berabere kalmış. İBB ve Ankaragücü'ne yenilmiş. Meseleye Galatasaray açısından daha fazla bakmaya gerek yok. Çok kırılgan bir takım. Oyunu tutan ve kendisini zorlayan takımlara karşı fırsatlar veriyor. Bu maçın onlarla ilgisi yok.  Biz ne yapacağız sahada bu önemli. Devamı

Hatırlatmak yeter, başka söze gerek yok

09 Mart, 2011

Dün arka arkaya yapılan basın toplantılarında ortaya çıkan duygu yeni değil. Hep vardı ve nedeni en güzel şekilde ifade edilmişti. Bir daha hiç kimsenin aşamayacağı şekilde ifade etmeyi başaran da ilginçtir, bir Trabzon taraftarı idi. Hatırlatmak yeter, başka söze gerek yok.
Nihat Genç:
 "Fakat şunu artık hepimiz kabul edelim: Türkiyenin en büyük takımı değil‚ Türkiyenin "kendisidir" Devamı

Akıl tutulması

07 Mart, 2011

Maç bitti, zevkten dört köşeyiz. Son 8 maçta 24 puan. Son haftaların iyi takımlarından birini deplasmanda  4-2  yendik. Averajla da olsa lideriz. Kısa skor ve sonuç yorumu bu. Her şey harika gözüküyor. Peki gerçek böylemi.
Ne yazık ki değil. Mesela 46. dakikada faullerde Gençlerbirliği'nin 10'a 1 üstünlüğü vardı. Yani ilk 45 dakika sadece 1 faul yapmıştık. O kadar temiz mücadele etmişik ki sadece 1 faul. Devamı

Kolay bir maç değildi

27 Şubat, 2011

Davetli, olarak gittiğimiz yerde, kalabalık ve muhabbet maçı dikkatli izlememe mani oldu. Maç ile ilgili bir şeyler yazmam imkansız. Blogger arkadaşlarımın ve spor yazarlarının yazılarını okudum. Sıklıkla yapılan değerlendirmelerin özeti, kolay maçı güçlükle kazandığımız  şeklinde idi. Bu görüşe katılmıyorum. Devamı...

Nasıl oynadılar.

21 Şubat, 2011

Volkan: Çok iyi bir kaleci, istikrarlı bir şekilde iyi oynuyor. Almeyda ve Simao'nun pozisyonlarında dikkatli ve becerikli idi. Gollerde yapabiliceği bir şey yoktu. Puanım 7.  Maçı açıklayan not ise 9 puanlık oynayan Rüştü'nün Volkan'dan 2 gol fazla yemesiydi.
Gökhan: Sakatlığı yüzünden oynamaması söz konusuyken, fedakarlık yaptı ve oynadı. Takımımıza her zaman yaptığı  ofansif katkıları yapamadı. Ama Simao gibi çok efektif oynayan zeki ve deneyimli bir kanat oyuncusunu nerde ise sıfırladı. Puanım:7  Devamı

Beşiktaş:2 Fenerbahçe:4

20 Şubat, 2011

Maç bitti. Maçtan önce yazdıklarımı kontrol ettim, maç sonuna hiç bir şey bırakmamışım. Cüneyt Çakır beklediğim şeyi yaptı, maçı anlaşılmaz bir sirk haline getirdi. Bir sürü yanlış karar, poker oynar gibi takınılmış yapmacık bir ifade. Bütün oyuncularımızı tuzağa düşmedikleri için kutlamamız lazım.
Oyunu üç bölümde değerlendirebiliriz. Harika oynadığımız ve en az 3 golü hak ettiğimiz ilk 30 dakika. Orta alanda ve forvette oyundan düştüğümüz ve iki gol yediğimiz ikinci 30 dak. Rakip 10 kişi kaldıktan sonra ortaya koyduğumuz rahat performans. Devamı...

Bu psikolojik faktörü kullanmalıyız

Maç öncesi bir şeyler yazmak zor. Futbol milyon senaryo barındırıp, akıl almaz birini sahneye koyuyor. Yinede şansımı deneyeceğim.
Ligin ikinci yarısında Beşiktaş'ın gol yemediği bir takım yok.  Biz de gol atma beceresi düşük bir takım değiliz. Muhtemelen gol ve goller bulacağız. Burada sonucu belirleyecek unsurlardan biri, özellikle 2. yarı fizik olarak düşüş gösteren Niang ve Alex'in performansı. Semih ve Stoch'un geçen haftalara göre daha erken oyuna alınması faydalı olabilir. devamı

Fenerbahçe:2 Kayseri Spor:0 / Nasıl oynadılar

15 Şubat, 2011

Volkan: Tempolu, sert,  hırslı ve hızlı bir rakip vardı sahada ama Volkan'a pek top iş düşmedi. Geldiği anlarda da konsantrasyonu yüksekti. Topu öylesine ileri vurmayı sevmeyen Yobo'nun geri paslarında da hata yapmadı.
Santos: Hücumda ve savunmada çok saldırgan bir oyun oynadı. Ambrabat'ın çok hareketli oyunu ile zorlandığı dakikalar vardı ama, sert ve mücadeleci oyunuyla rakibini yıldırdı. Atağa çıktığı ama topu kaybettiğimiz anlarda, ön alanda yaptığı baskı ve hızla geri dönmesi çabası dikkat çekti.
Gökhan: Her zaman çok iyi, güçlü, hızlı, sert ve akıllı.
Yobo: Başarılı bir oyun oynadı, sert ve süratliydi, topu orta alana aktarırken oldukça başarılıydı.
Lugano: Son haftaların en formda oyuncularından biri. Gerçek bir savaçcı. 90 dak. yüksek konsantrasyonla savaşıyor. Kornerlerde çok kararlı ve güçlü. Sezonun kritik bölümlerine girerken gol için en önemli 3 oyuncumuzdan biri. Maçın yıldızlarındandı.
Özer: Geçirdiği sakatlıktan sonra bulduğu şansı çok iyi değerlendirdi. Kazanma arzusu ve mücadele gücü yüksek.
Akşam oynadığı pozisyonda şansa bulmaya devam ederse takımın en önemli parçalarından biri olabilir.
Mehmet: Maçın yıldızıydı. Bu sezonun en çok katkı veren oyuncusu. Her saniye takıma destek veren büyük bir yıldız.
Selçuk: Trabzon maçından sonra akşamda önemli bir performans sergiledi. Önceki dönemlerin aksine, baskı altında topu iyi sakladı. Sahada sert ve güçlüydü.
Dia: Akşamki oyunu gelecek için büyük umut verdi. Defansif sorumluluklarını ciddiye aldığı zaman Fenerbahçe'nin en değerli parçalarından biri olabilir. Ofansif olarak çok etkili ve çok hızlı. 60. dakikada çıkmasaydı başka goller bulmamıza yardımı olabilirdi.
Niang: Akıllı ve hırslıydı. Çok sert iki savunma oyuncusu ile maç boyu savaştı. İkinci yarı yoruldu ve bazı önemli pozisyonlarda pas hataları yaptı. Yorulduğu bölümlerde oyundan alınmaması bir hataydı.
Alex: Maça çok iyi başladı. Yüksek tempolu ve sert geçen maçta zaman zaman iyi, zaman zaman durgun bir görüntüsü vardı. Maçın bazı bölümlerinde arkadaşlarının baskı çabalarına katılması, takımın lideri olması açısından önemliydi.
Cristian: Görev aldığı bölümde iyi bir oyun oynadı.
Semih: Arkadaşlarının bu kadar canlı olduğu bir gecede,  rakibin yorulduğu dakikalarda daha hırslı ve sert olmalıydı. Oyuna beklenen katkıyı getiremedi.
Bekir: İyiki oyuna son dakikalarda girdi. Önceki haftalardan formda olduğunu biliyoruz ama Ambrabat ona çok ters gelebilicek bir oyuncu. Kısa süre görev aldı, onun için iyi bir maç olmadı.

Aykut Kocaman: Eksiklere rağmen sahaya sürdüğü 11 uyumlu ve etkiliydi. Takımımızın, ilk yarının ve ikinci yarının başlarında etkili olması, teknik adamın maç önünü ve devre arasını iyi kullandığını gösteriyor. Oyuncu değişiklerinde ki tercihlerine gelince, oyuna olumlu bir katkısı olmadı.  Hatta değişikliklerden sonra takımın oyunu geriledi. Dia sahada kalmalıydı. Alex ve Niang yoruldukları halde sahada kaldılar. Hocanın akşamki oyuncu değişikliklerinde önceliğinin, takım içi dengeler ve bazı oyuncuların morali  olduğunu düşünüyorum. Oyun yapısına son derece uygun olan bir maçta Stoch'un son dakikalarda bile kullanılmaması, kendisinin bu dengelere feda edildiğini düşündürdü bana. Yetenekli ama genç ve yalnız slovak, yavaş yavaş kaybediliyor.

Maç sonu yazısı;
http://srdnbr.blogspot.com/2011/02/fenerbahce2-kayseri0.html

Fenerbahçe:2 Kayseri:0

14 Şubat, 2011

Çok güzel bir gece oldu. Fenerbahçe bu maça taraftarı ile, takımı ile çok iyi hazırlanmıştı. Maçın başında ekranlardan izleyebildiğim coşku çok güzeldi. Stadyumda şampiyonluk esintisi vardı. Daha maç başlamadan böyle bir havanın ortaya çıkmasında katkısı olan, tüm taraftarları ve yönetimi kutlamak lazım.
Maçın her dakikasında mücadele eden, sert ve kararlı bir takım vardı bu akşam sahada. Sakatlığı yüzünden sahada olmayan Emre'nin yerine Mehmet ortada, Özer sağ kanatta oynadı. Bunun dışında alışılmış kadromuzla sahadaydık. 
Mehmet'ten sonra Özer'de, yeteneği ve hırsıyla takımda kendine yer yapmaya çalışıyor. Sakatlıklar tekrar önüne çıkmaz ise bence başaracak. Bu akşam çok başarılı bir oyun oynadı. Sahada sürekli aktif ve araştırıcı idi. Bulunduğu alanda ki savunma sorumluluklarını en üst seviyede yerine getirirken,  topun bizde olduğu anlarda da çok hareketli ve arzuluydu. 
Orta alanda Mehmet, Özer ve Selçuk çok büyük bir efor sarfettiler. Dia ve Santos'un da önceki haftalara göre daha canlı ve disiplinli olmaları, sahada arzu ettiğimiz takımı görmemize yetti. Savunmada Lugano, Yobo ve Gökhan'da her zaman ki gibi çok iyi idiler. Önceki maçlarda defansif meziyetleri zaman zaman sorgulanan, Yobo ve Lugano, orta sahadan canlı ve sert bir destek alınca çok rahat bir maç çıkardılar. 
Takımımız bu akşam sahada gösterdiği birlik ve beraberliği koruduğu, kararlı ve sert futbolunu sürdürdüğü sürece, zor gözüken maçları birer geçeriz. Maçla ilgili değerlendirmelerimi bitirmeden önce, Kayseri Spor'lu Ambrabat'ın oyun içinde gösterdiği çaba ve cesarete değinmeden geçmek istemem. Bu genç oyuncu Kayseri Spor ve ligimiz için büyük bir kazanç.
Gecenin yıldızları; Mehmet, Lugano, Gökhan, Özer.

nasıl oynadılar:
http://srdnbr.blogspot.com/2011/02/fenerbahce-kayseri-spornasl-oynadlar.html

Alex ve kontrat-2

09 Şubat, 2011


Bu gün kaptanımızın imza günü. 2 gün önce imzaya giden sürecin dışarıdan nasıl gözüktüğünü yazmıştım. Ve şöyle bitirmiştim.

''Sonraki yazımda, kaptanımızın kazanan bir takımın değerli bir parçası olabileceğinden ve uzatılan kontratın, roller konusundaki farklı bir yaklaşımla büyük fırsatlar sunabiliceğinden, kendimce bahsedeceğim.'' 

Alex olağan üstü bir saha görüşüne, sıradışı bir serin kanlılığa, muhteşem bir tekniğe sahip, çok büyük bir futbol yıldızıdır. Oynadığı her takıma liderlik etmiş ve büyük başarılara  katkılar sağlamıştır. Kısa bir araştırma ile kazandığı    kupaları, ve inanılmaz rakamları ekleyebilirdim ama, tembellik edeceğim. Kariyeri o kadar inanılmazdır ki, artık sağır sultan bildiği için, ifadelerimi güçlendirmek için böyle bir uğraşıya gerek bırakmamıştır. Yıllarca en üst düzeyde sergilediği eşsiz yeteneklerinin 2 yıl daha Kadıköy'de olması Fenerbahçe için büyük bir şanstır. Ama...

Emin değilim,  ama öyle sanıyorum ki, son 5 ay içinde Alex hakkın da olumsuz yazı yazmanın  şampiyonu benimdir. Gerçekten iyi bir mertebe değil, bende pek hoşnut değilim. Sadece yaygın görüşlere katılmıyorum o kadar. Evet yukarı da yazdıklarıma rağmen. Alex'in son 2 yıldaki anlayışla sahada olmasının Fenerbahçe'ye katkı verebileceğine hala katılmıyorum.
Alex,
üzerine oyun anlayışı inşa edilen
ve  uymayan her parçanın takımdan koparılmasına sebep olan,
her şey kendisinden beklenen
tek ve dokunulmaz unsur olarak kullanırsa, Fenerbahçe'ye faydalı olmayacaktır.

Alex,
artık takımın bir parçası olmalı,
takımın diğer yıldızlarının önünde ve ayrıcalıklı roller değil, eşit ve destekleyeci roller almalı ve bu rollere uyum sağlamalıdır.
Hernandez, Berbatov ve Nani üstüne inşa edilmeye çalışılan takımının, değişimine ve kazanmasına, oyunu ve davranışları ile destek veren Ryan Giggs iyi bir örnek değilmidir sizce.
Fenerbahçe'de yeni ve genç yıldızları hak etmiyor mu,
oyun içinde daha çok yıldızın sorumlulukları paylaştığı hızlı ve akıcı bir oyunu hak etmiyormu?
Sadece kaptanlarına uyum sağlayabilen ve onu tamamlayabilen,
bu arada öz güvenlerini kaybederek geri giden sönük yıldızların ortalama performasları,
ve kaptanın parıldayan performansının toplamı olan,
sıkıcı futbol ve final kaybeden takımı mı hak ediyoruz.
Ben daha iyisini istiyorum. Ve kaptanın en iyisine bile en kritik katkıları yapabilecek eşsiz bir yetenek olduğunu biliyorum
Son söz takım büyüktür yıldızlardan. Ve iyi bir takım kendi büyük yıldızlarını parlatır zaten.

Alex ve kontrat

07 Şubat, 2011

Sonunda kaptanın kontratı uzatıldı.  Sürpriz bir karar değil. Yanlış veya doğru bir kararda değil.  Sonuçlara bakarak yanlış veya doğru şeklinde değerlendirme yapmak kolay ama yersiz olurdu. Üstelik bu kararın yanlışmı doğrumu olduğunu değerlendirmek için daha 2 yıl beklemek gerekirdi. 2 yıl sonra bile, Alex ile kontrat yenilenmese, farklı bir yol seçilse ne olurdu bilenemeyeceği için, alternatif maliyet göz ardı edilmiş olunurdu.  Bu yüzden sonuç veya anlar üzerinde değil süreç üzerinde konuşmak, düşünmek, yazmak, çizmek faydalı olur.
Kontrat kararı süreci sancılıydı, stresliydi ve şık değildi.  Kaptanın sezon başındaki, kontrat ve takımda ki pozisyonu ile ilgili stresi, tavırları, taraftar olarak kendisini yükselttiğimiz mertebe ile alakasızdı. Sezona çok kötü ve çok gergin başladı, taraftarı ve kamuoyunu hoca ile arasında tercih yapmaya zorladı, en azından oluşan bu yöndeki havanın dağılması için hemen hiç çaba göstermedi. Oyunu ve tavırlarıyla bocalayan takıma destek olmadı. İşte o sıralarda biz Şampiyonlar ligi ve UEFA fırsatlarını kaçırdık. O sıralar takıma yeni katılan ve sezona iyi başlayan genç oyuncuların inancını kaybettik.  İlk Young Boys maçındaki Stoch’u bir daha gören varmı mesela. (Sürecin bu kısmındaki kayıplardan, görev alan bütün oyuncularımız ve sorumlu olan herkes, ama en çok ve sırasıyla, Niang transferini son saniyeye bırakan yönetim, takımı yöneten teknik heyet, ve teknik heyete yardımcı olmayan kaptan sorumludur.)  Sonra kaptan yapması gerekeni yaptı. Sahada ki işine ve antremanlarına yöneldi.  Spor kamuoyunun uzlaştığı üzere son yıllardaki en yüksek formuna ulaştı. –Bence de son 2 yılının en iyi dönemi-.  Yılların önüne koyduğu sınırlara, yıllardır yan gözle bakmamıştı. Bu sezon olanlar onu kendi sınırlarını zorlamaya itti. Ve evet kendini yenilemeye ve aşmaya başladı. Oh be kaptan toparlandı olucak bu iş filan demeye başlarken, yine başa döndü ve sezon başı takımı toparlamak, teknik adamı ve yeni gelen arkadaşlarını korumak için, asla kullanmadığı sosyal medyayı, kontrat konusunda yönetimi taraftara şikayet etmek için kullandı.  Sonra olanları sırasıyla biliyoruz. Yönetimden pazarlıklara gönülsüz bir  başlangıç yapıldı, arka arkaya alınan 9 puan ve rakipin kayıplarının verdiği moral bütün pusları dağıttı ve Alex kontratını aldı. Bunlar benim dışarıdan, gördüklerim.  Araları dereleri hiç bilmiyorum.  Taraflar ve Samet dışında da bilen yoktur.  Ve evet hepsi tarafımdan yanlış değerlendirilmiş olabilir.  Peki sizce her şey güllük gülistanlık mı?  Kaptan baştan beri benim anladığımın aksine kendinden önce takımını düşünüp başarmak için elinden gelen her şeyi yaptı mı? Eğer öyleyse ki olabilir,  olaylar dışarıdan çok çok farklı görülebilir, dolayısıyla bu olumsuz görüş ve değerlendirmelere sorgu ve şüpheyle yaklaşılmalıdır. Ama aynı şüpheli ve sorgulayıcı yaklaşımı, takımda iyi giden her şeyi Alex’e bağlayan, onu ayrı ve dokunulmaz bir yere koyan, onu takımın bir parçası değil asli unsuru olarak gören görüşlere de göstermeliyiz.  Zira Fenerbahçe takımında her şey sahada Alex’in rahat ve verimli olması üzerine kurgulanıyor, bir yandan da sezonlar geliyor geçiyor, geliyor geçiyor. Elde var rekorlar kıran bir kaptan, finaller kaybeden bir takım.
Sonraki yazımda, kaptanımızın kazanan bir takımın değerli bir parçası olabileceğinden ve uzatılan kontratın, roller konusundaki farklı bir yaklaşımla büyük fırsatlar sunabiliceğinden, kendimce bahsedeceğim.

Not: Bu ıssız bloga uğradağınız için teşekkür ederim. Yazıları ve görüşleri beğendiyseniz lütfen muhtelif araçlarla blogu sevdiklerinize önerin. Zira hala pek ıssız.







Sizce şampiyonluğu kimler getirecek.

05 Şubat, 2011

3 puan daha. İşler şimdilik iyi gidiyor. Sahada ilk yarıya göre daha canlı daha sert bir takım var. Emre, Mehmet, Lugano ve Bekir sahaya herkesten çok emek döktüler. Diğer 6 oyuncumuz da özellikle oyunun bazı dönemlerinde arkadaşlarına eşlik ettiler.

Futbol kamuoyunu yönlendiren pek çok spor adamı, kitleleri yakalamak için popüler olabilecek yorumlar yapıyorlar. Şu anda Ntvspor'da Mustafa Doğan, Metin Tekin ve Güntekin Onay maçın yıldızı olarak Alex'i gösterdiler. Yukarıdaki oyunculardan bahsetmediler.  Alex bizi alıştırdığı ölçünün üstünde oynamaya başladı. Son 2 ay ulaştığı form, geçen yıldan filan daha yüksek. Çok yetenekli ve özel bir oyuncu ve dikkat çeken hareketler yapıyor. Ama sahada takıma yardım etmediği, saklandığı o kadar çok pozisyon var ki. 90 dakika içinde defansif bir hareketini hatırlıyorum. Sadece bir.Mehmet Topuz ve Bekir sağ çizgide 3-4 kişinin presini yerken kıpırdamadığı pek çok pozisyonu da hatırlıyorum. Özellikle 2. yarı atağa kalkarken ezdiği toplar, yana ve geriye pas vererek ataklarımızı yavaşlattığı pek çok pozisyonlar da var. Yüksek teknik kapasitesi ile katkı yaptığı açık, ama yapamadıkları ile 90 dakika görev alamayacağı da açık. Her duran topta rakip oyuncuları yarana kadar efor harcayan Lugano, sayısız depar ile yeteneklerinin üstünde mücadele eden Bekir, orta sahada rakibi ısıran, Mehmet ve Emre'nin tamamen göz ardı edildiği yorumlar dinlemek gerçekten çok kötü.
Takımımızı doğru değerler üzerine kurmalıyız. Takımımız için mücadele eden,oyunun kirli yanlarına canla başla emek harcayan oyuncularımızı desteklemeliyiz. Ben bu blogda defalarca yazdım. Yine yazıyorum, her işe ortak giren,  takımı için kendini sonuna kadar zorlayan,  sahada herkesin eşit olduğu bir takıma ihtiyacımız var. Yıldızlar bizi daha ileriye getiremez. Beşiktaş'ta da  yıldız oyuncular var, Galatasaray'da da, Kayserispor'da da. Avrupa'da  ise daha da büyük yıldızları olan rakiplerimiz olacak. 
Maçtan kopup gitmişim. Ama başı da sonu da şu. Takımımız ilk yarıya göre daha canlı. Herkes ilk yarıya göre biraz daha gayretli. Ne yazık ki fark sadece bu kadar. Hala kırılgan bir takımız.  Hala aptalca puanlar kaybetme potansiyelimiz var.  Hala Santos gibi sorumsuz ama çok yetenekli bir sol kanat oyuncumuz var. Hala Alex gibi maç büyük bölümlerinde saklanan bir kaptanımız var.  Hala Semih gibi, kaptanlık bandını takmaya imtina eden bir golcümüz var. 
Ancak sonuna kadar savaşacağını, ne olursa olsun mücadeleyi bırakamayacağını bildiğimiz, Gökhan, Volkan, Emre, Mehmet, Gökay ve Lugano'da var. Bakalım bu cesur yürekli oyuncularımız sahada daha az mücadele eden arkadaşlarını taşımayı başarabilecekler mi? Evet şampiyonluk buna bağlı. Siz şampiyonluğu Alex'in ve Semih'in attığı gollerin getireceğini mi sanıyorsunuz?


 
 
 

İzleyiciler