Sadece Bursa maçı değil, bundan sonraki haftalar takım ve Aykut hoca için önemli bir sınav olucak. Son 9 hafta, sezonun başından beri aradığımız saha içi uyumunu bulmuştuk. Ve hepimizi şampiyonluk havasına sokan harika bir seri yakaladık. İçeride dışarıda, kolay zor demeden önümüze geleni devirdik ve şampiyonluk için avantaj elde ettik. Fikstüre bakarsak zor maçlarımız gitti kolaylar kaldı. Ama öyle değil. Mesele fikstür filan değil. Mesele bizim saha içi dengemiz. İşte orada sorun var. Devamı
Fenerbahçe-Bursaspor/Maç önü
02 Nisan, 2011Etiketler: Aykut Kocaman, Dia, Fenerbahçe futbol, Özer Hurmacı, Selçuk Şahin., Stoch
Beşiktaş:2 Fenerbahçe:4
20 Şubat, 2011Maç bitti. Maçtan önce yazdıklarımı kontrol ettim, maç sonuna hiç bir şey bırakmamışım. Cüneyt Çakır beklediğim şeyi yaptı, maçı anlaşılmaz bir sirk haline getirdi. Bir sürü yanlış karar, poker oynar gibi takınılmış yapmacık bir ifade. Bütün oyuncularımızı tuzağa düşmedikleri için kutlamamız lazım.
Oyunu üç bölümde değerlendirebiliriz. Harika oynadığımız ve en az 3 golü hak ettiğimiz ilk 30 dakika. Orta alanda ve forvette oyundan düştüğümüz ve iki gol yediğimiz ikinci 30 dak. Rakip 10 kişi kaldıktan sonra ortaya koyduğumuz rahat performans. Devamı...
Etiketler: Aykut Kocaman, Dia, Fenerbahçe futbol
Bu psikolojik faktörü kullanmalıyız
Maç öncesi bir şeyler yazmak zor. Futbol milyon senaryo barındırıp, akıl almaz birini sahneye koyuyor. Yinede şansımı deneyeceğim.
Ligin ikinci yarısında Beşiktaş'ın gol yemediği bir takım yok. Biz de gol atma beceresi düşük bir takım değiliz. Muhtemelen gol ve goller bulacağız. Burada sonucu belirleyecek unsurlardan biri, özellikle 2. yarı fizik olarak düşüş gösteren Niang ve Alex'in performansı. Semih ve Stoch'un geçen haftalara göre daha erken oyuna alınması faydalı olabilir. devamı
Etiketler: Dia, Fenerbahçe futbol, Mehmet Topuz
İBB:0 FENERBAHÇE:1 Maç sonu yazısı -1
27 Kasım, 2010Maçtan yaklaşık 11 saat önce ''Bu gün kazanacağız'' diye bir yazı yazdım. Belediye, Trabzonspor ile beraber ligdeki en formda takımlardan biri. Böyle bir şey yazmak pek çok risk içeriyordu. Ama taraftarca bir inaçla yazdım. Ve kazandık. O kadar mutlu değilim. Buca maçındaki coşkudan mutluluktan eser yok. Ben taraftarım. Takımıma karşı genellikle çok olumlu yaklaşırım. Çabucak umutlandırabilir, mutlu edebilir beni Fenerbahçe. Ama bu akşam çok zorlu bir maçı kazandığımız halde, o kadar mutlu değilim. Takımımızda oturması ve gelişmesi gereken çok şey var. Oyuncularımızın bazılarının maç performanslarını kestirmek mümkün değil. Ama burası Fenerbahçe. Bu takımda forma giymek böyle ucuz değil. Fenerbahçeli oyuncu sahada oldumu, o hafta ne vereceğini kestirebilmeliyiz. Bir alt limiti olmalı, o alt limit bir hayli yukarıda olmalı ve onu sahada olduğu sürece vermeli.
Alex.
Geçen hafta harikalar yaratan kaptanımız, biraz sertleşen bir maçta yine oldukça etkisiz. Çok az topla buluşuyor ve çok durağan. Neyseki gol noktalarındaki tecrübesini ve gücünü bu gece bize gösterdi. Ancak orta saha ile forvet arasında, top almalı, mesafe kat etmeli ve etkili paslar dağıtmalı. Rakip yarı alanın orta ilerilerinde Niang'ı çok yalnız bıraktı.
Niang.
Maç boyu çok arzulu ama yeterince güçlü değildi. Daha da kötüsü güçsüzlüğü ve kötü oyunu moralini bozdu. Niang'ın sahadaki mutsuzluğu ileriki maçlar için önemli bir risk. Bu günkü kötü performansı ile bile, takımın ofans alanında en çok sorumluluk alan oyuncusu.
Gökay.
Bu gece aldığımız 3 puanın 1'ini rahatlıkla Gökay'a yazarım. Maç boyu arı gibi çalıştı. Taktiksel görevini tam olark kavramış. Kapasitesini çok iyi biliyor. Oyunun her dakikasında istikrarlı bir katkı verdi.
Bu gece çok umut verdi.
Cristian.
Fenerbahçe taraftarına barışmak için elini uzattı. 3 puanın 1'ini de rahatlıkla ona veririm. Gökay ve Mehmet Topuz'la beraber, Fenerbahçe'yi geçen seneki sertliğine taşıdı. Goldeki katkısı çok yüksekti.
Maçla ilgili detaylı bir yazıyı, maçı sindirince yine yazmak istiyorum. Bu akşam için son sözüm şu;
Artık daha zorlu rakipler karşısında da, ofansif etkinliğimizi korumalıyız. İlerde tutamadığımız toplar sonunda kendi kalemizin önünde tehlike oluşturuyor. Atamadığımız goller, sonunda kalemizde gol oluyor.
Not: Değerli okuyucu lütfen yandaki anketi doldur. Blog yazarı okuyucuların maç ve oyuncular hakkındaki görüşlerini çok merak ediyor.
Etiketler: Alex, Aykut Kocaman, Dia, gökay iravul, Niang
3000. gol yakıştı
23 Kasım, 2010Bu blogu pek okuyan yok. Okuyan az sayıda okurda, kaptanımızın bu sezon ki performansını çok eleştirdiğimi bilir. Ama eleştirdiğim kaptanımızın, klası, kariyeri yada Fenerbahçe'ye verdikleri değildir. Kaptanımızın performansıdır. Diğer yandan kaptanımızın son bir kaç maçta fiziksel olarak en iyi seviyesine ulaştığını göz ardı etmekte insafsızlık olur. Hatta son üç sezonda ki en iyi seviyesine ulaşmış bile olabilir. Bu azim ve irade kaptanımızın eşsiz kariyerinin en önemli harçı olmuştur zaten. Akşam harika goller attı. Orta alanda kendi standartlarının üstünde hareketli ve girişkendi. 90 dakikanın büyük bölümünde etkili ve akıcı oynayan takımına skor olarak katkı vermenin yanında, oyun olarak ta önemli destek verdi. Ama yinede artık, oyunumuzun ofansif liderinin Alex olmadığını göz ardı etmeden, geleceği planlamak lazım. Fenerbahçenin yeni en önemli aktörleri siz göre kim bilmiyorum. Ancak hem bu sezon için, hem gelecek sezonlar için takımı kurgularken kadroya ilk yazılıcak oyuncular Volkan, Gökhan ve Emre'dir. Volkan, Gökhan, Emre takıma liderlik etmek üzere mental olarak geliştirilmeli ve bu role hazırlanmalılar. Bunları tamamlayacak oyuncular ise, Niang, Stoch Ve Dia'dır. Dia ve Stoch hem sezonda, hem oyunda istikrarlarını geliştirmeli, top kayıplarını azaltmalı ve tempolarını yükseltmeliler. Buca karşısın da Stoch'un, Gökhan'ın ve oyuna girdikten sonra Dia'nın topla kat ettiği mesafeler, topu gol bölgesine taşımamızı çok kolaylaştırdı. Ve usta golcülerimiz gerekeni yaptı.
Çok kısaca maça değinmek gerkirse, Gökhan hızı, gücü ve temposu ile maçın adamı idi. Gökhan, Stoch, Gökay ve Cristian topu ön alana taşımada oyunun büyük bölümünde çok başarılı idiler. Niang iki harika asist, bir harika gol ile sakatlıktan muhteşem döndü. Yobo oldukça iyi idi ama defansif olarak Emre ve Lugano'ya ihtiyacı var. Genellikle iyi olan takımda Bekir yine savruktu, Santos ise oyundan çok kopuktu. Ne yazık ki Fenerbahçe taraftarı Santos ve Cristian ile ilişkisini kesti. Oyuncular ne kadar suçlu ise, bu genç oyuncuların takımdan bu şekilde uzaklaşmasını seyreden teknik yönetim de o kadar sorumludur. Son bir kaç söz;
-Cristian moral olarak çok kırılgan, işler kötü giderken kopuyor, rekabetçi takımlarda kalıcı olamaz
-Akşam attığımız 5 golde birbirinden güzeldi ama en güzeli ilk goldü
-Gökay'ı sahada görmek harika, gelişimini sürdürmesi ve Fenerbahçe'deki önemli rollerden birini almasını tüm Fenerbahçe'liler istiyor.
-Niang harika bir oyuncu etrafındakileri de ihya ediyor kendiside atıyor. Kısa vadeli sonuç açısından son 5 yılın en önemli transferi.
-Stoch ve Dia yaşları ve potansiyelleri ile gelecek için heyecan veriyorlar.
-Mehmet çok istikrarlı ve tamamlayıcı olarak takımda çok önemli bir rolü var.
-Santos daha iyi bir ligde oynayabilicek piyasası olduğunu biliyor, Caner'i bekletmek genç ve iyi bir oyuncu adayını küstürmemize neden olabilir.
-Ne olursa olsun takımın Lugano ve Emre'nin yırtıcılığına ihtiyacı var. Yokluklarında Gökhan, Niang ve Volkan mücadele ediyorlar ama yeterli olmuyor.
-Fenerbahçe oyun olarak sahada başarısız olduğu dakikalarda, hem karekter olarak hem teknik olarak takımı ateşleyecek daha çok oyuncuya ihtiyacı var.
............
............
Belki boşlukları yorum olarak doldurmak isteyenler vardır. Belki yoktur. :)
Etiketler: 3000. GOL, Alex, Aykut Kocaman, Dia, Emre, Gökhan Gönül, Niang, Semih, Volkan Demirel
Oyunumuzun yeni liderleri
15 Kasım, 2010Antep maçının hayal kırıklığı hala geçmedi. Yenilgi değil sadece bu hayal ve gönül kırıklığına sebeb olan. Tüm ikili mücadeleleri kaybeden güçsüz oyun. İki pas yapamayan beceriksiz oyun. Yokluklarında görev alan oyuncular da, zorlu maçlarda katkı vermiyor. Gaziantep ve Ankaragücü maçların da ofansif olarak, Semih, Alex, Kazım ve Stoch'un performanslarına ihtiyacımız vardı. Bu maçları kaybettik. Young Boys ve Paok maçlarında da, Dia sakat, Niang henüz gelmemişti. Bu maçlarda da başarısız olduk. Herkes değişim yazıyor ve konuşuyor, ama biz hala kaptanlık bandını takmaya naz eden Semih'in ayağına bakıyoruz. Ve bu değerli oyuncumuz güç ve zorlu maçlarda yeterince güçlü ve başarılı olamıyor. Bu blogu okumayacağı kesin. Ben kendime yazıyorum. Ama kaptanlık bandını takmaktan sakınacağına idman yapıp güçlensin. Oynamamaktan şikayet ediceğine işini yapsın. Ankaragücü ve Gaziantep maçları ile şunu gördük ki, Niang, Dia ve Emre efektif oynamazlar ise Fenerbahçe başarılı olamıyor.Forvet oyuncularımızın düşük tempoları, savunma oyuncularımızı çok zor durumda bırakıyor. Alex, Kazım, Semih topu almak için yeterince boş alanlara hareket etmedikleri gibi, topu aldıklarında da ayaklarında tutamıyarak ve topu kaybettikleri zaman da rakiplerine baskı yapmayarak savunmamızı sayısal olarak yüksek adette rakip oyuncu ile başbaşa bırakıyorlar. Sonunda isyan eden Gökhan Gönül, İsyan eden Volkan Demirel.
Ne yazık ki, evet ne yazık ki, maç sonrası Volkan'ın yaptığı açıklamaların tamamına katılıyorum. Bazı oyuncular sahada sorumluluklarını yerine getiremiyorlar. Kendilerine verilen topu daha iyi kullanmalılar ve takımı ileriye yerleştirmeliler. Top rakipte iken daha güçlü baskı kurmalılar. İdmanlarda daha çok çalışmalı ve daha güçlü olmalılar. Bunları yapmayıp, oynamıyorum diye hocaya sitem ederek kurban rolü oynamamalılar.
Sonunda kendilerini Fenerbahçe'den çok daha küçük takımların yedek kulübesinde bulacaklar.