Büyük takım olmak
02 Mayıs, 2011Etiketler: Aykut Kocaman, Stoch
Fenerbahçe-Bursaspor/Maç önü
02 Nisan, 2011Sadece Bursa maçı değil, bundan sonraki haftalar takım ve Aykut hoca için önemli bir sınav olucak. Son 9 hafta, sezonun başından beri aradığımız saha içi uyumunu bulmuştuk. Ve hepimizi şampiyonluk havasına sokan harika bir seri yakaladık. İçeride dışarıda, kolay zor demeden önümüze geleni devirdik ve şampiyonluk için avantaj elde ettik. Fikstüre bakarsak zor maçlarımız gitti kolaylar kaldı. Ama öyle değil. Mesele fikstür filan değil. Mesele bizim saha içi dengemiz. İşte orada sorun var. Devamı
Etiketler: Aykut Kocaman, Dia, Fenerbahçe futbol, Özer Hurmacı, Selçuk Şahin., Stoch
Sıradan biri ile Stoch/Sıradan diyaloglar
18 Şubat, 2011Not: Aşağıdaki diyalog tamamen kurgasaldır. Sıradan birinin Stoch ile iki kelam etme arzusu üzerine uydurulmuştur.
Stoch' tesislerdeki odasında dinleniyor.
-hey Miro uyuyormusun dostum,
-ne, kim o, kimsiniz
-sakin ol genç adam benim, sıradan dış ses
-sıradan dış ses mi, sende kimsin, ne arıyorsun burada
-bunlar önemli değil dostum, sıradan şeyler işte, dostum neden takım otobüsü ile dönmedin sen
devam
Etiketler: Sıradan diyaloglar, Stoch
Transfer düşünceleri-Orta saha
05 Ocak, 2011Orta saha;
Yobo geldikten sonra defanstan da çok eleştirilen bölge orta saha. Taraftar ve kamuoyu bu bölgede Emre'den başka hiç kimseyi beğenmiyor. Sezon boyunca dalgalı performans gösterseler de, bu alanda forvetin aksine pek çok oyuncumuz var. Emre, Cristian, Selçuk, Gökay, Mehmet, Stoch, Dia ve sakatlıktan dönen Özer. Sahada 4 oyuncuya ihtiyaç var. Elde 8 oyuncu var. Yaşlarını ve teknik kapasitelerini de düşününce, oyuncular beklenen performanslarına ulaşsalar transfer ihtiyacı olmayan bir mevki gibi gözüküyor. Her zaman, her mevki transferle zenginleşebilir, orta alanımız da transferle zenginleşebilir, ama çok iyi araştırılmış, çok isabetli bir transferle mümkün olur ancak.. Bu alanda ihtiyaç asla derinlik ve alternatif değil, futboluyla lüks etkisi yaratıcak bir transfer faydalı olabilir. Emre, Gökay, Mehmet ve Özer çok önemli oyuncular, Özer'in sakatlıklarını bir yana bırakırsak, diğer oyuncular son derece istikrarlı. Bu oyuncular takım bir bütün olarak geliştikçe büyüyecek yeteneğe sahipler. Forvet oyuncularımızın top alma ve saklama becerileri geliştikçe bu mevkide fazla sıkıntımız olmaz. Bu mevkide görev alan ve oyunu açan kanat orta saha oyuncularımız, Stoch ve Dia'da çok üst düzey oyuncular. Sezon boyunca pas açılarına girme ve markaj altında topu tutma konularında sorun yaşadılar, birde topu kaybettiklerinde rakibe baskı yapmıyorlar. Aslında Fenerbahçe'nin tıkandığı en önemli yer burası. Orta alanda 2 kanat oyuncumuz ve forvette Alex, yani 10 oyuncudan 3'ü, arkadaşlarına pas açısı yaratma, topla buluşma, baskıda topu saklama ve kaybedince rakibe baskı yapma konusunda son derece kötü performans gösteriyorlar. Siz Fenerbahçeli herhangi bir oyuncusunuz, sahada kaleci ve siz hariç 9 oyuncu var. 3'ü baskı altında top alma konusunda kötü, ne yaparsınız. Cevap; yana ve geriye oynamak, topla riskli ileri çıkışlar yapmak ve ara sıra önemli top kayıpları yapmak zorunda kalırsınız. Eleştirilir, ıslıklanır, antreman da iyi çalıştığınız halde takımdan kesilirsiniz. Biraz canlı alan savunması yapan takımların karşısında dağılırsınız. Gökhan Gönül'ün top kayıplarının Caner'le eşit olduğunu biliyormusunuz. Çünkü mesele, Caner, Mehmet, Gökhan değil. Mesele hareketsiz, rakiplerin arkasında yada markajında kaybolmuş, top kaybedince geriye gelmeyen ön alan ve kanatlar. Stoch sezon başı daha iyi idi, sonra geriledi. Alex sezon başı kabustu, bu parametrelerde hala çok kötü, ama sezon başına göre daha iyi. Dia, sakat, cezalı yada savunmaya dönmek dışında ofansif insiyatif olarak iyi. Ben Mehmet, Gökay veya Özer'in iyi işleyen bir takımda Aurelio seviyesine çıkabileceklerine eminim. Zico zamanında Deniz o seviyeye çıkmıştı. Sezonun ikinci yarısı Stoch sezon başı seviyesine gelmeli. Dia istikrarı yakalamalı ve bir zahmet topu kaybedince baskı yapmalı. Alex istatistikleri saymayı bırakmalı sahada topa ulaşmak için daha çok çaba sarf etmeli. O bu konuda çalışırsa bütün takım daha çok çalışmak zorunda kalır. Liderlik yapma zamanı çoktan geldi. Alex istatistik rekorları kırdıkça biz şampiyonluk ve kupa kaçırıyoruz. Uzun bir zamandır onun etrafındaki oyuncuları suçladık ve değiştirdik.
Devid, Kazım, Vederson, Josico, Maldonodo,Kezman, Guiza, Ali Bilgin, Deniz gibi. Aynı şekilde bakarsak bunlara, Emre, Mehmet, Özer, Stoch, Dia ve Niang'ı da eklememiz gerekicek, bu sezon yukarıdaki isimleri harcadığımız sezonlardan da kötü. 2 kanat oyuncumuz ve Alex istikrarlı ve canlı oynarlarsa, oyunun kirli işlerine de katkı yaparlarsa transfere ihtiyacımız yok. Yoksa Alex'ten daha büyük bir isme ihtiyacımız var. Ancak böyle bir isimle takım yeniden dizayn olur.
Yazı başlığına dönelim, bu alan için basında adı geçen oyuncuların hiçbiri sorunu tam çözmez. Belki hafif bir rahatlık olur. Yanlış koyulmuş bir teşhiste iyi tedavi uygulaması kötüye gidişi örter ancak. Uzun vade ve büyük hedefler için çok çok iyi bir transfere ihtiyacımız var. Hamit Altıntop gibi. Türkiye liginde artan rekabet, kulübümüzün yüksek hedefleri gibi faktörler göze alınınca, vizyonda gelişmeli. Bizim takım en iyi demekle olmaz, dengeli bir kadro içinde Colman, Selçuk, Burak yıldız olur. Biz Stoch'u eleştiririz. Geçen seneki Twente maçı ve Gökhan Gönül'ün halini çoktan unutmuşuzdur. Fenerbahçe başkanı uçağa biner Hamit'i alır gelir. Adam gelmiyor diyenlere transfer hatırlatıyorum. Figo. Perez ''başkan olursam Figo bize geliecek'' dedi, sonrasını biliyoruz. ''Zidane gibi bir oyuncu Real Madrid'te top oynamak için dünyaya gelmiştir'' dedi. Onuda biliyoruz. Hamit, Bayer Münih'te yedek kalıp, dahada yaşlanınca Beşiktaş'a gidicekse, Beşiktaş'ta, bizde kötü yönetiliyoruz.
Burası spor ve Fenerbahçe blogu. Film filan yazmıyoruz. Ama herkes Av mevsimini izlemiştir. Cinayet çözülemiyorsa, baktığımız yeri değiştirmeliyiz. Başka bir açı bulmalı oradan bakmalıyız. Benim gördüğüm Fenerbahçe ile ilgili insanların %95 aynı şeyi görüyor ve düşünüyor. Bu ortak konsensüs korkarım ki güçlü kaynaklarımıza rağmen kaybetmemize sebep oluyor. Baktığımız yeri değiştirmemiz lazım.
Etiketler: Fenerbahçe futbol, Hamit Altıntop, Stoch
İbb maçından sonra
28 Kasım, 2010Maçtan sonra yazılanlara çizilenlere baktım. Tabiki Fenerbahçeliler daha güzel şeyler bekliyor takımından. Pek çok kişinin işaret ettiği farklı noktalar var takımı gelişimi ile ilgili.
Caner'in yeterli bir solbek olmayacağını düşünenler var.
Niang'ın erken çıkarılması gerektiğini düşünenler var.
Alex'in oyunda kalması gerektiğini düşünenler var.
Halis Özkahya'nın Alex'i oyundan atması gerektiğini düşünenler var. (Neil ve Elano çok daha sertlerini yaptığında meydan da değildilerdi. Ancak Neil ve Elano yaptığında ve kart görmediğinde bizimde canımız yanmıştı. Böyle bir müdahale kaptana yakışmadı bencede)
Gökhan Gönül'ün oyununu harika bulanlar var.
Gökhan Gönül'ün son haftalarda gördüğü gereksiz kartlara dikkat çekenler var. (Uğur Meleke)
Gökay ve Cristaian'ı maçın en önemli performasları olarak gören bir çok kişi var.
Mehmet Topuz'un istikrarına ve mücadelesine dikkat çekenler var.
Stoch'un istikrarsızlığına dikkat çekenler var.
Pek çoğuna katılıyorum aslında.
Ama Alex değişikliği bence, zamanında ve hatta biraz geç yapıldı. Alex oyundan çıktıktan sonra, oyunu dengelediğimiz, penaltı kazandığımız ve oyunu rakip alana yığdığımızı göz ardı etmemek lazım. 45 ve 68'inci dakikalar arasında ise oyunu tamamen kaybetmiştik. Bu hamle olmasaydı muhtemel bir Antep maçı yaşayabilirdik.
Cristian ve Gökay'ın yarattığı sertliğin maçın lehimize bitmesinde en önemli faktör olduğuna kesinlike katılıyorum. İkiside çok çok iyi oynadılar. Niang, Alex ve Stoch daha iyi performans sergileseydiler. Gökay ve Cristian'ın akşamki oyunları çok rahat bir galibiyet almamıza yeterdi.
Onarılıcak ve çalışacak daha çok şey var. Ama potansiyelli bir takımımız var. Her hafta üstüne koyarak ilerlemeleri, hepimizin temennisi.
Klasik son.
Bir sezon anların toplamıdır. Posizyon, pozisyon. Pas, pas. Şut, şut. Depar, depar. Omuz, omuz. ......
Not: Değerli okuyucu lütfen yandaki anketi doldur. Blog yazarı okuyucuların maç ve oyuncular hakkındaki görüşlerini çok merak ediyor.
Etiketler: Alex, Aykut Kocaman, Cristian, Fenerbahçe, gökay iravul, Gökhan Gönül, Niang, Stoch
Aykut Kocaman: Temmuz-Aralık
26 Kasım, 2010-Bir sezon anların toplamıdır. Posizyon, pozisyon. Pas, pas. Şut, şut. Depar, depar. Omuz, omuz. ......
Aykut Kocaman'ın ilk 5 ayına kısaca göz atalım hep beraber.
Önce Young Boys, Sonra Paok'a elendik.
Trabzonspor' a deplasmanda yenildik.
Kayserispor ve Gaziantep karşısında kötü oynadık ve yenildik.
Anakaraspor'a kupada ağır bir şekilde yenildik.
Bursaspor'la berabere kaldık.
Kendi sahamızda Galatasaray'la ve Beşiktaş'la berabere kaldık.
Diğer maçlarımızda göze hoş gelen bir futbol oynadık ve rahat kazandık.
13. hafta liderin 6 puan arkasındayız ve 4.'yüz.
Saha sonuçlarımızı en hafif tabirle ''yeterince iyi değil'' şeklinde yorumlayabiliriz.
Ancak oynadığımız yaklaşık20 maçta sadece Young Boys, Gaziantep ve Kayseri maçlarında çok kötü bir futbol gördük.
Galatasaray, Beşiktaş, Trabzon ve Paok karşısında bir kaç pozisyon daha dikkatli,daha şanslı daha iyi olsa idik, şu anda çok daha iyi bir bilanço ile karşılaşabilirdik.
Büyük bir takımsanız, ekibinizin tüm fertleri yüksek bir,profesyonel bilinçte olmalı. Çünkü kocaman bir sezon anların toplamıdır.
-Stoch kırmızı kart görmeseydi
-Dia o golü kaçırmasaydı
-Bilica en iyi maçlarından birini çıkarırken, kendisinden 30 santim kısa bir adama o kafayı vurdurtmasaydı
............
Yazar, anlatır, tartışır, konuşur dururuz.
Biz -milyonlarca taraftar- bunları yaparken , takım her pozisyonda, her anda en iyisini yapmak için çalışmalı. Bunun için kendini teknik ve mental olarak geliştirmeli.
Yazıya buradan devam etmeyi bırakıcam. Buradan devam etmeye ilk yarı sonunda değerlendirme yaparken devam edicem.
Aldığımız bu sonuçları etki eden bazı faktörleri hatırlayalım.
Geçen sezonların en istikrarlı oyuncularından Lugano takıma geç katıldı.
Lugano'suz Bilica ağır sorumluluğu kaldıramadı ve futbol olarak en çok lazım olduğu dönemde geriye gitti.
Yobo,takıma transferin son günü katıldı.
Takım için kilit önem taşıyan santrofor transferi çok geç kaldı. (Sizce Niang ve Yobo sezon başında kadroda olsaydı bilanço ne kadar değişirdi?)
Özer Hurmacı sakatlandı.
Selçuk Şahin sakatlandı.
Guiza ameliyat oldu.
Emre Belzoğlu sezon başı kampında sakatlandı. Çok kritik bazı maçlarda sakatlanarak takımı maçın yarısında veya maçlarda yanlız bıraktı.
Cristian ve Santos 6 + stresi ile katkı veren oyuncular olmaktan çıktılar.
Ofansif anlamda çok önemli katkılar verebilen Dia sezon başı sakatladı ve Avrupa'daki maçlarda destek veremedi.
Aklima gelen bir kaç iyi şeyde eklemek isterim.
Aklıma gelen en güzel şey Gökay ve Okan.
Çok yüksek potansiyelleri ile gelecek ve cesaret veren Stoch ve Dia.
Mental ve teknik olarak muhteşem iki transfer Niang ve Yobo.
Kariyer zirvesi futbola ulaşan Emre Belzoğlu.
Yavaş ama sürekli gelişen Mehmet Topuz.
Cesur yürek Gökhan Gönül.
Hoca ile girdiği sürtüşmeyi, futbolunu geliştirmek için kullanan Alex. (Aykut Kocaman'ın Alex hakkındaki değerlendirmelerine katılıyorum. Fenerbahçe'de süperstar olmak için daha çok pozisyonda sorumluluk almalı.)
Ve muhteşem goller.
Sonuç; fırsat ve riskler, sevinç ve hüzünler, iyi ve kötüler yan yana. Takım an, an savaşmaz ise olumsuzlar artıcaktır.
Yıllarca an, an savaşmanın sembolü de Fenerbahçeli aslında.
Kimmi ?
Ömer Onan.
Etiketler: Alex, Aykut Kocaman, Emre, gökay iravul, Gökhan Gönül, Niang, okan alkan, ömer onan, Stoch, Yobo