Son 7 sezonda gösterdiği performans, sadece Fenerbahçe taraftarı ile değil, Türk halkı ile kurduğu ilişki Alex'i çok özel biri yapıyor. Sahada eşsiz yeteneklere sahip, oyunu görüşü, oyun zekası, vuruş tekniği, gol sezgisi ve gücü. Şaşırmayın Alex çok güçlü bir oyuncu. Top ayağında iken arkasındaki oyuncuları sırtına aldığında, düşürülemediğini gözden kaçırmayın. Zaten Fenerbahçe'ye en çok bu özelliğiyle katkı veriyor. Ayağındaki topu her türlü baskıya rağmen koruyup doğru yere aktarıyor. Sonrada hızla gol için doğru yere koşuyor. Daha sonrada kendinden 20 cm. uzun stoperlerin arasında en doğru yerde en yükseğe çıkıyor ve golü atıyor.
Devamı;
www.siradanbirblog.com
Heykel meselesi
21 Nisan, 2011Etiketler: alex de souza, Aziz Yıldırım
Trabzon'dan çok daha iyi olmalıyız
29 Mart, 2011Etiketler: alex de souza, Fenerbahçe futbol
Kısa kısa son 3 gün
28 Mart, 2011İki satır yazı yazıcam bahar uyuşukluğundan kurtulup, gündeme yetişemiyorum.
- Adnan Polat ve Galatasaray kongresi resmen başımı döndürdü. Olayların dışından hiç kimse olacakları öngöremedi. Lakin böyle bir şeyi olayların içinde öngerememek gerçekten büyük başarı. Geriye dönüp sakin bir şekilde olanları izlediğimiz zaman, her şey ne kadar açık. Sonuç; etrafındaki insanların yarattığı algı ve görüşler, genel algı ve görüşler değildir. Genel algı ve görüşlerin bir parçasıdır. Mesele küçük bir parçamıdır, büyük bir parçamıdır. Devamı
Etiketler: Adnan Polat, alex de souza, Fenerbahçevoleybol
Rüya gibi serinin en güzel gecesi
18 Mart, 2011Bu zafer çok güçlü bir şampiyonluk sinyali. Aykut Kocaman ve Alex de Souza durmuyorlar. Bocalıyorlar, takılıyorlar hatta düşüyorlar, sonra da bir şampiyon gibi ayağa kalkıyorlar. Ve sonunda gururla taraftarı ile buluışan onlar oluyor.
Böyle bir sevinçle değerlendirme yapmak çok zor. Emre ve Dia'yı çok aradık aslında. Selçuk ve Cristian'ın ikisinin aynı anda sahada olması, sadece birisinin sahada olmasından daha fazla bir şey değil. Ve Özer. Çok çalışkan çok özverili, sahanın pek çok yerinde iyi futbol oynayabilir, ama orta sahanın solu faydalı olabileceği bir yer değil. Devamı
Etiketler: alex de souza, Fenerbahçe futbol
Kolay bir maç değildi
27 Şubat, 2011Davetli, olarak gittiğimiz yerde, kalabalık ve muhabbet maçı dikkatli izlememe mani oldu. Maç ile ilgili bir şeyler yazmam imkansız. Blogger arkadaşlarımın ve spor yazarlarının yazılarını okudum. Sıklıkla yapılan değerlendirmelerin özeti, kolay maçı güçlükle kazandığımız şeklinde idi. Bu görüşe katılmıyorum. Devamı...
Etiketler: alex de souza, Fenerbahçe futbol, Tersine görüşler
Alex ve kontrat-2
09 Şubat, 2011Bu gün kaptanımızın imza günü. 2 gün önce imzaya giden sürecin dışarıdan nasıl gözüktüğünü yazmıştım. Ve şöyle bitirmiştim.
Alex olağan üstü bir saha görüşüne, sıradışı bir serin kanlılığa, muhteşem bir tekniğe sahip, çok büyük bir futbol yıldızıdır. Oynadığı her takıma liderlik etmiş ve büyük başarılara katkılar sağlamıştır. Kısa bir araştırma ile kazandığı kupaları, ve inanılmaz rakamları ekleyebilirdim ama, tembellik edeceğim. Kariyeri o kadar inanılmazdır ki, artık sağır sultan bildiği için, ifadelerimi güçlendirmek için böyle bir uğraşıya gerek bırakmamıştır. Yıllarca en üst düzeyde sergilediği eşsiz yeteneklerinin 2 yıl daha Kadıköy'de olması Fenerbahçe için büyük bir şanstır. Ama...
Emin değilim, ama öyle sanıyorum ki, son 5 ay içinde Alex hakkın da olumsuz yazı yazmanın şampiyonu benimdir. Gerçekten iyi bir mertebe değil, bende pek hoşnut değilim. Sadece yaygın görüşlere katılmıyorum o kadar. Evet yukarı da yazdıklarıma rağmen. Alex'in son 2 yıldaki anlayışla sahada olmasının Fenerbahçe'ye katkı verebileceğine hala katılmıyorum.
Alex,
üzerine oyun anlayışı inşa edilen
ve uymayan her parçanın takımdan koparılmasına sebep olan,
her şey kendisinden beklenen
tek ve dokunulmaz unsur olarak kullanırsa, Fenerbahçe'ye faydalı olmayacaktır.
Alex,
artık takımın bir parçası olmalı,
takımın diğer yıldızlarının önünde ve ayrıcalıklı roller değil, eşit ve destekleyeci roller almalı ve bu rollere uyum sağlamalıdır.
Hernandez, Berbatov ve Nani üstüne inşa edilmeye çalışılan takımının, değişimine ve kazanmasına, oyunu ve davranışları ile destek veren Ryan Giggs iyi bir örnek değilmidir sizce.
Fenerbahçe'de yeni ve genç yıldızları hak etmiyor mu,
oyun içinde daha çok yıldızın sorumlulukları paylaştığı hızlı ve akıcı bir oyunu hak etmiyormu?Sadece kaptanlarına uyum sağlayabilen ve onu tamamlayabilen,
bu arada öz güvenlerini kaybederek geri giden sönük yıldızların ortalama performasları,
ve kaptanın parıldayan performansının toplamı olan,
sıkıcı futbol ve final kaybeden takımı mı hak ediyoruz.
Ben daha iyisini istiyorum. Ve kaptanın en iyisine bile en kritik katkıları yapabilecek eşsiz bir yetenek olduğunu biliyorum
Son söz takım büyüktür yıldızlardan. Ve iyi bir takım kendi büyük yıldızlarını parlatır zaten.
Etiketler: alex de souza, Fenerbahçe futbol, Ryan Giggs
Alex ve kontrat
07 Şubat, 2011Etiketler: alex de souza, Fenerbahçe futbol
Yıldız oyuncu, yıldız takımdan çıkar
27 Ocak, 2011Fenerbahçe Ülker'in ve futbol takımımızın aynı saatlerde sahada olması, kupadaki tüm iddiasızlığımıza rağmen hoş değil. Biz takımımızın idmanını bile seyretmek isteriz. Aksi mümkün değilmiydi bilmiyorum. Nasıl kısıtlar olabilir bilmiyorum. Futbolumuzu yöneten, yetkin olduğunu düşündüğümüz kurumlardan, daha iyi bir planlama beklerdim.
Sonucun iyi olması için, süreçteki herkesin işini iyi yapması gerekir. Sürecin sadece bir basamağında, işin sadece bir unsuru, yeterince iyi olmazsa, işte o kıyının kıyısı gelir, en olmadık zamanda karşına dikilir. Güzel bir tablonun tam ortasında ayarsız, ahenksiz, zevksizce durur. Her şeyi berbat eder.
Bu akşam sahaya çıkacak iki takımımıza basitçe bu gözle bakalım.
Fenerbahçe Ülker;
- Savunma: takımda az veya çok süre olan tüm oyuncular, sahanın her yerinde, her zaman yüksek bir savunma çabası içinde. Oynadığı anlarda kritik ve istikrarlı skor katkısı yapan Greer, savunmada iyi ve istikrarlı bir seviyeye ulaşamadığı için artık takımda değil.
- Fiziksel kalite: takımda tüm oyuncular pozisyonların gerektirdiği, fiziksel sertliğe ve hıza sahipler. Tabi ki bazıları daha hızlı ve güçlü, ama hepsi en üst seviyede ki maçlarda bile aksamayacak fiziksel kaliteye sahip.
- Pas tekniği: takımda topu eline aldığında baskı yediği anda doğru arkadaşına bulamayacak hiç kimse yok. Top hücum seti boyunca hızlı ve staretejik bir biçimde dolaşıyor, boş ve doğru adamı buluyor.
- Dripling: Uzun oyuncularımız bile topu yere başarılı bir biçimde vurabiliyorlar. Rakip savunmanı yarattığı her boşluğu tüm oyuncularımız değerlendirebilir.
- Şut tekniği, Hiç bir koç Fenerbahçe Ülker'in hiç bir oyuncusunu savunmada riske edemez. Ettiği an skor cezasını yer.
Cristian, Selçuk gibi oyuncular sadece savunma yapmak için sahaya çıkıyorlar. Alex, Semih gibi oyuncular ise sadece hücum için. Daha başlarken, ince ince elemeden, kaliteli herhangi bir takıma kaybetmeye yeter bu.
Çünkü iyi bir takım hücumda ve savunmada size karşı + 2 oyuncuya sahip. Yazıyı bitirebilmek için kabaca giriyorum, mesela +-2 değil. Hepimiz izliyoruz, ne yazık ki futbol takımımızda + ve - ler çok çok daha fazla.
Maç anında her pozisyonda, doğru hareketi yapabilmek için farklı yeteneklere ihtiyaç var. Mesela bir forvet oyuncusunun, takım hızlı hücuma çıkarken, geniş alanda süratli olması lazım, rakip stoperlerden daha yavaş forvetlerle sahada iseniz pek çok hızlı atak şansını kullanmazsınız. Bu örnekten yola çıkarak, Antalya maçındaki 11'imize bakalım. Savunmada topu kazanan Emre Belezoğlu olsanız, topu hızlı bir biçimde aktardığınızda etkili bir atak olması için tek seçeneğiniz Niang. Semih ve Alex'e verdiğiniz top muhtemelen etkili bir atağa dönüşmeyecek. Niang markajda ise yan pas, geri pas ve riskli dripling seçenekleriniz var.
İşte bir -1 daha. Gerçekten ofansif olarak iyi bir takımı düşenelim. Bayern München hızlı hücuma çıkarken, hızla boşuk arayan, Klose, Gomis ve Müller' sahip. Bu oyuncular hızları ile ünlü oyuncular değil, ama topu aldıklarında kaleye kadar inebilecek hıza da sahipler. Rakip defans oyun kurarken Klose ve Müller karşısında yürüyerek orta sahaya çıkabilecek bir stoper düşünebiliyormusunuz. Peki, Alex ve Semih'li Fenerbahçe'de durum nasıl, stoperler kendiliğinden orta yuvarlakta. Rakip takım geri pas yaptığı zaman orta yuvarlığımıza yapıyor zaten.
Ben sayfalarca yazmayı seven biri değilim. Yukarıdaki örnekler ifade etmek istediğimi açıklamaya yetiyor.
En önemli oyuncularımızın, büyük teknik kabiliyetleri dışında, büyük teknik eksiklikleri var. Bu eksiklikleri ustaca yamayan Daum takımı sürekli potada tuttu ama bir sürü final kaybetti. Rekabet arttıkça zaaflarınız daha çok sınanır. Bazen örtemezsiniz.
Büyük beklentilerimiz, büyük potansiyelimiz var. Daha komple bir takımı hak ediyoruz. Üst düzey rekabetin olduğu liglerde, yaşayan en klas oyuncu olan Ronaldinho üzerine takım kurulmuyor. Soluğu Brezilya'da aldı.
Bu oyuncular kıymetsiz değiller. Çok önemli özellikleri var. Ama 35-40 maçta, birbirinden farklı 15-20 takıma karşı etkili olamazlar. Bazı maçlarda varlıkları sorun olur. Bu oyuncular, maç seçerek, maçta an seçerek kullanılacak kıymetli çilingir oyunculardır. Onları asli unsur görüp üzerine takım kurarsanız, cezanızı çekersiniz. Bizim bu seneki cezamız belli, kupa gitti, Avrupa gitti, elde var lig. Eğer elde ise. Ben hala umutluyum, çünkü Türkiye liginde rekabet gelişse bile, takımı iyi kullanırsak üstesinden gelebileceğimiz seviyede. Hala umutsuzum çünkü, nedense ve nasılsa, takım Semih ve Alex'in aynı anda sahada olması üzerine kurulmaya çalışılıyor. Bunu sadece Zico döneminde zaman zaman görmüştük. Alex daha genç ve hızlıydı, Semih ise daha açtı. Artık Semih'te kendisini yıldız mertebesinde görüyor. Oysa yıldız takımdır.
Ancak Fenerbahçe taraftarı oyuncu olaraka ta yıldız ister derseniz. Yıldız oyuncu, yıldız takımdan çıkar. Feberbahçe taraftarının yıldız takımı da, yıldızı da var. Akşam gururla izleyeceğiz. Huzurumuzda, Fenerbahçe Ülker ve Ömer Onan. Yine yaptıkları en iyi işi yapacaklar. Sonuna kadar mücadele, sonuna kadar dayanışma ve destek.
Etiketler: alex de souza, Fenerbahçe futbol, ömer onan, Semih Şentürk
Aptalca bir yol vardır
25 Ocak, 2011Haberlerde izledim ve üzüldüm. Efendim Alex, Semih ve Uğur'la gelecek sezon için başlayan görüşmeler, takıma moral, birlik ve beraberlik getirmiş. Sezon başında Aykut Kocaman tarafından, önümüzdeki sezon için sözleşmelerin, bu sezon ki performansa ve alınacak sonuca bağlı olduğu söylenmişti. Kuşkusuz Aziz Yıldırım'ın da görüşü böyle idi. Sonuç;
Lig dışında tüm kulvarlar da başarısızlık, ligde ise umut vermeyen bir tablo. Sezon başından beri nazlanan performans gösteren yıldızlar. Yok, yok itiraz etmeyin Alex iyi filan diye. Alex Ekim, Kasım, Aralık aylarında, takımın performans olarak iyi olduğu maçlarda etkili, sezon başında hiç yok ve Fenerbahçe'nin güçlük çektiği pek çok maçta hiç yok. Zaten açmaz burada, Alex'in artık verimli olması için takıma ihtiyacı var, bocalayan takımı, ayağa kaldırabilecek fiziksel gücü yok. Bu yüzden daha ekonomik kullanılmalı, takımı taşıyan değil, takımı tamamlayan inceci bir çilingir rolünü ve bunun karşılığında makul bir kontratı kabul etmeli. Yönetim ve başkanın da istediği bu. Kaptan ise tacını bırakmak istemiyor. Maddi manada fedakarlık yapmak istemiyor. Yanında da bütün hocalrın hakkını yediğine, basın tarafından ikna edilmiş Semih var. İyi oyuncu, değerli oyuncu ama, çok büyük hedefleri olan Fenerbahçe'nin forvetteki büyük yıldızı değil. Kendisi ile çalışan tüm teknik direktörler böyle düşünüyor. Ama hepsinin kötü niyetli yada futboldan anlamadığına emin.
İşte bütün bunlar, bir takımın başarısız olması için yeter de artar. Yok ön libero yokmuş, yok sol bek kötüymüş. Bunlar hikaye. Takım içinde bazı oyuncular kendi derdinde. Kendini gizlemeden sosyal medyadan takıma yönetmeye çalışan kaptan bir tanesi. Bir de bizim görmediklerimiz vardır. Saman altından gidenler.
Vallahi sıktınız,böyle bir teknik kaliteye, deneyime ve kariyere sahip olacaksınız. Sonra böyle futbol oynayacaksınız. 3 yıldır şampiyonluğu kaçırıp, 4. yıl her şeyi kaçırıp, takıma her yıl katılan kaliteli oyuncuları ve hocaları maymuna çevirip, taraftarı mutsuz ettiniz. Ankaraspor'da harikalar yaratan Özer, Kayseri maçların da durduramadığımız Mehmet, Twente'yi şampiyon yapan Stoch vasat oyunculara döndü. Ve diğerleri, hepsi kötü. Semih, Alex, Selçuk iyi. Eğer futbol oynasaydınız, bir takımla idman, kamp filan yapsaydınız, bir takımdan bir takıma transfer yapsaydınız, burada bir bit yeniği olduğunu anlardınız.
Bütün bu saçmalıklar ve atıl kapasiteye rağmen, hala şampiyon olabiliriz. Bir teknik adam, bir yönetici ipleri eline almalı. Takımı, içerideki kişi veya grupların yönetmesini engellemeli. Herkesi, severek yada üzerek hedefe yöneltmeli. Çıkarlarının ortak olduğunu onlara göstermeli. Kendi çıkarlarını, Fenerbahçe'nin önüne taşıyanların sonunun ne olacağını acımasızca göstermeli. Bu takımda ne operasyonlar yapıldı. Ne yıldızların kalemi bir toplantıda kırıldı. Disiplin ve sertliği anılan Aziz Yıldırım'ın bu dönemi ise, hocasına posta koyan sol bekin formasını geri alması ile hatırlanacak.
Muhtemelen, eğer dipte değilsek Trabzon'u yeneceğiz. Çünkü böyle bir takım şampiyonluğu böyle kaçırmaz. Önceki sezonlarda ki gibi daha aptalca bir yol bulur.
Not: Sıradanbirblog okuyun okutturun.
Etiketler: alex de souza, Fenerbahçe futbol, Semih Şentürk
Teknik adam bir telde, yönetim diğer telde
22 Ocak, 2011Not: Sıradanbirblog okuyun, okutturun.
Etiketler: alex de souza, Aziz Yıldırım, Fenerbahçe futbol
Alex de Souza
12 Ocak, 2011- Sizce Gökay, bir premier lig takımı tarafından istenir mi? Basın Arsenal'in kendisini takip ettiğini söylüyor, bence doğrudur.
- Sizce Yobo bir premier lig takımı tarafından istenir mi? Muhtemelen evet, orta ve alt sıralarda ki takımlardan birinde oynayabilir.
- Sizce Gökhan Gönül bir premier lig takımından istenir mi? Bence de evet.
- Sizce Lugano bir premier lig takımından istenir mi? Bence evet, en azından İtalya ligi takımlarından teklifler aldığını biliyoruz.
- Sizce Stoch bir premier lig takımı tarafından istenir mi? Belki evet, belki hayır. Ama dünya kupasına katılmayı başarmış bir milli takımın 10 numaralı formasını genç yaşında almış durumda. Çok genç ve en azından Almanya'da bir kulüpte rahatlıkla oynayabilir.
- Sizce Emre Belezoğlu premier ligde bir takım tarafından istenir mi? İlk macerası başarılı olmasa da, son iki sezon ulaştığı formla istenir muhtemelen.
Ama bildiğim ve gördüğüm şu, 34 yaşındaki Alex için önemli Avrupa liglerinde bulunan hiç bir kulüp 2 milyon dolar bonservis ödemez. Hiç bir takım kendisine 1,5 milyon dolardan daha iyi bir kontrat ödemez.
Lig tv sezonlar boyunca attığı golleri yayınlıyor, kaptan 2005-2006 sezonunda ki durumunu izlesin. Pek çok kişi tarafından en iyi sezonunu yaşadığı iddia edilen hali ile karşılaştırsın. Araştırmaya devam etsin ve son 5 sezonda en çok para kazanan futbolcular listesine, bütün dünya kulüplerini kapsar şekilde baksın. Oradaki yerini görsün.Sezon başındaki formunu hatırlasın. Young Boys, Paok, Galatasaray, Beşiktaş, Gaziantep maçlarındaki performansını hatırlasın.Sahada ona en yakın bölgede oynayan oyuncuların, yalnız kalarak 2 stoper arasında nasıl ezildiğine baksın. Son yıllarda kaçan her şampiyonluıkta, kendisine değil de, etrafında oynayanlara fatura kesildiğini ve gidenlerin yerine gelenlerinde, yüksek tempolu rakiplere karşı aynı sonla karşılaştığını hatırlasın. Bir profesyonel oyuncu olarak en iyi kontratı yapmak istemesi normal, ama sanki böyle değilmiş gibi mesajlar ve tavırlarla kulübü zor durumda bırakmaktan vazgeçsin. Önceki yıllarda takımımıza büyük katkılarda bulundu, büyük oyunlar oynadı, hepimizin kalbinde bir yeri var. Ama geçmişteki katkıları ve muhteşem hatıralarına rağmen Alex'in son mesajlarını ve taleplerini asla makul ve mantıklı bulmuyorum. Tüm sosyal paylaşım ortamlarında kendisine büyük bir destek olduğunu görüyor ve cesaretleniyor. Ama sessiz ve sağduyulu çoğunluğu çok azımsıyor. Bazı spor gazetelerinde yapılan gitsin-kalsın anketlerinde terazi dengelenmeye başladı. Küçük hesaplar yapmasın, çalışsın ve açıklamalarına dikkat etsin. Hepimiz tarafından gördüğü saygıyı, o da bizlere göstersin. 1 Milyon dolar az kazansın, az konuşsun, bir efsane olarak kariyerini tamamlasın. Yok ben daha para kazanacağım sizden fazlasını veren var diyorsa, tehdit etmesin, gitsin oyununu oynasın.
Fenerbahçe taraftarı da artık, ortadaki tüm iyi sonuçları mal ettiği kaptanının, kötü giden tüm sonuçların da önemli bir parçası olduğunu unutmasın. Bazı oyuncular bir takıma katıldıkları zaman etrafındaki oyuncuların, performansları artar. Peki Alex'in etrafında oynayan oyuncuların performansının sürekli düşmesi ne olucak. Hadi 1-2 oyuncu tamam. Peki kaç kişi.
Artık yazı bitsin. Zamanında iyi yönetilmemiş bir oyuncunun kendi kendini tasfiyesini izliyoruz aslında. Ama arada olan takıma, diğer oyunculara ve taraftara oluyor.
Not: İlk defa bir yazı 9 kişi tarafından Facebook'ta beğenildi. İlkler basit de olsa çok hoş oluyor.
Etiketler: alex de souza, Fenerbahçe futbol
Zaman Akar, Zaman Geçer
13 Aralık, 2010Fenerbahçe'yi takip eden iki yazarımızdan , iki küçük alıntı.
''Fenerbahçe kaybederken suçlu belli, Aykut Kocaman. Kazanırken kahraman belli, Alex de Souza. Bir camia bir oyuncuya bu kadar odaklanırsa başka bir sonuç olabilir mi? Alex 100 gol attı, 3000. golü attı, en çok oynayan yabancı oldu, tarihe geçti. Bu arada oyuncuya bağlı kalmayan, sistemler üzerine kurulu Trabzonspor 9 puan fark attı.
Kocaman suçlu değil mi? Elbette suçlu.. Konya’da Alex’siz takımın sezonun en hızlı ve aktif maçını oynayıp hem de deplasmanda 4 gol attığı maçtaki düzeni bir daha denemedi.''
Altan Tanrıkulu/Hürriyet
''Tabelacıların, "Kazan da nasıl olursa olsun" diyerek, takım yerine performanslara teslim ettiği bir teknik adam oldu Aykut Kocaman. Ve o da, kendinden öncekiler gibi Alex'in yapacaklarına göre başarı çizgisini belirledi. Yine eski takım geldiği sahaya. ''
Gürcan Bilgiç/Sabah
Bunlara ne ilave olur bilmiyorum. Belki kariyeri başarılarla dolu, futboluyla bütün dünyayı kendilerine hayran bırakmış, ama artık takımının merkezi değil bir parçası olarak kariyerine devam eden bazı yıldız isimleri ekleyebilirim.
- Gigs; şimdi bayrağı Nani taşıyor. Tecrübesi artan Portekizli yıldız, önceki yıllara göre oldukça istikrarlı katkı yapıyor.
- Ronaldinho; Milan'daki çilingir rolünü İbrahimoviç'e kaptırdı. Sırası gelince kısa zamanda eşsiz klasını sergiliyor yine. O artık klübe de rezerv sihirbaz.
- Seedorf; genç Ganalı Boateng, muhteşem Hollandalı'nın rolünü oynuyor.
- Klose; kariyeri gollerle dolu. Bazen 11'de görev alıyor. Ama o takımın bir parçası. Takım ona uydurulmuyor.
- Oven, tecrübesi ile gerektiği zaman katkı vermek için hazır. Bayrak Roney'de.
- Ballack, Deco, ikiside sakat.
- Efsane Ronaldo, Corinthias'ta ufak ufak takılıyor.
- Lyon ve Juninho, çoktan ayrıldılar.
Birde şöyle bakalım:
- Arsenel (Fabregas)
- Chelsea (Drogba, Anelka, Mikel Obi)
- M.U (Roney, Berbatov)
- Lyon (Lisandro)
- Milan (Zlatan)
- İnter (Sneijder) (Eto değil, Eto tamamlayıcı unsur)
- Barcelona (Messi)
- Real Madrid (C. Ronaldo)
Bizim durumumuz ise şu. Bir sezonun yarısı çoktan geldi. Her kulvarda kayıplar var. Takımı eski günlerine taşıyacak oyuncular klübe de, yada Alex'in açığını kapatmak için daha fazla koşuyorlar. Fenerbahçe sezon başından beri rakip alanda bir eksik oynuyor. Ne zaman bu eksikliğin ortaya çıkmayacağı kordinasyonsuz bir rakip var, gelsin puan. Ne zaman direnç ve mücadele gitsin puan.
Bunları yazdığım için Fenerbahçe yönetimine, Aykut Kocaman'a ve Alex'e çok kızıyorum. Kıt bir öngörü bile bunu görmeli ve haftalar önce önlemini almalıydı. Bu gün ben yazıyorum, haftalar geçtikçe herkes yazacak, söyleyecek. Bir efsane böyle bir sonu hak etmiyordu. Takımın merkezi değil parçası olarak sorumluluk alsaydı, hala müthiş katkılarını sürdürürdü. Katkı vermeye devam ediyor. Zarar vermeye de devam ediyor.
Sayın yönetim, sayın teknik yönetim. Biz büyük bir yıldız değil. Büyük bir takım istiyoruz. Zaten gerçek bir yıldız, ancak iyi bir takımda parlıyor. Messi ve Ajantin. Messi ve Barcelona.
Bu yazı bitti. Yarın için konu buldum.
Başkan şampiyon olmayan teknik adamı gönderdikçe, şampiyon olamıyoruz. Baş belası bir kısır döngüye girdik.
Etiketler: alex de souza, Aykut Kocaman, Fenerbahçe futbol
