mirsat türkcan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mirsat türkcan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Fenerbahçe Ülker bizi nelere alıştırdı

14 Şubat, 2011


Kıymetli Basketbol Fedarasyonumuzun, yayıncı tercihine bağlı olarak, maçı izleyebilmek için, bilgisayar başında çatlayanlardanım bende. Basketbola olan ilgiyi arttırmak ve marka değerini yükseltmek için, bir miktar paramı daha önemlidir, üst düzey maçların yaygın kitleler tarafından izlenebilmesi mi? Soru bu. Bir miktar para eğer çok çok yükse bir bir tutarsa, ve kupa da daha az seyirciye ulaşmayı gelecekte ikame edebilecek yatırımlar yapmaya yetecekse, bu karar anlaşılabilir. Ama sınırlı kitleye ulaşabilecek bir yayıncı da böyle bir ödeme yapamaz zaten. Nereden çevirip baksam, federasyonun bu kararında, küçük hesap ve vizyonsuzluk görüyorum. Bu maçları izleyerek basketbola aşık olabilecek kaç genç kaybedilmiştir, bilemeyiz. Ama paralar federasyonumuza hayırlı olsun. 
Maçı internetten izlerken, doğal olarak sosyal medya aracılığıyla paylaşılan yorumlara da gözüm takıldı. Yorumlarda Mirsad'ın sakatlığı, maçı sunan arkadaşın Beşiktaş coşkusu, Emir'in yetenekleri ve oyunu dışında, gözüme batan başka bir duygu vardı. Taraftarlar takımın oyunundan, memnun değillerdi. Değişik şiddetlerde ve farklı şekilde ifade edilen pek çok görüşün ana fikri, pek iyi değiliz ama olsun, şeklinde özetlenebilirdi.
Zaten maçı da pek izleyemediğim bu anlarda aklımdan geçenleri şöyle özetleyebilirim. Ey Fenerbahçe Ülker, bizi nelere alıştırdın. Türkiye'de var olan bir basketbol takımının, oynayabileceği en yüksek sayıda ve en üst seviyede tüm maçları oynadın, var olan tüm kulvarlarda lider oldun. Kazandın, kazandın, kazandın. Ama doyumsuz taraftarlık duygusu bekliyordu, ilk fırsatta çıktı ortaya. Taraftarlık böyle bir şey, hiç azalmayan coşku, hiç dinmeyen heyecan. Maç bitti bir şeyler yazmaya çalışıyorum. O doyumsuz duygudan, büyük coşkudan sıyrılıp biraz daha sakin bir ruhla düşünmeye çalışarak. Ve gördüğüm şey şu. Başından bu zamana kadar, ter ter emek emek ortaya koyduğunuz performans, bir sanat eseri kadar güzel. Böyle gider mi, böyle biter mi, bilmiyorum. Ama size döktüğüm büyük bir sevgi, büyük bir alaka var ya, hepsi helal olsun. Sahadaki heyecanınızı, coşkuyu, emeği ve eşsiz yeteneklerinizi görüyoruz. 10-20-30 sene yıllar geçecek, sizleri unutmayacağım.
Son sözler, Mirsat sen bir efsanesin. Emir sen bir efsane olucaksın.

Avrupa basketbolunun baş rolüne 2

25 Kasım, 2010

Dün bütün Fenerbahçeliler için harika bir gündü. Bu acemi blogcu için ise şanslı bir gündü. Acemi blogcu dün yazısına, ''Avrupa basketbolunun başrolüne'' başlığını atmıştı. Sonra ne oldu. Basketbolun kraliçeleri Avrupa'ya ilk mesajını verdiler:
''En güçlülerininizi evinde yenebiliriz.''
Maçın büyük çoğunluğunda kontrolü ellerinden hiç bırakmadılar. Oyunlarının gücünü gerektiği kadar yükselttiler.
Rakiplerimiz, kraliçelerimizin artı bir vitesi daha olup olmadığını bilmiyorlar. Bunu öğrenmeleri için daha iyi oynamaları gerek. İstanbul'da yeni bir amazon hanedanı var. Avrupa şampiyonu olabilirler. Olamayabilirler. Ama şampiyon olmak için, İstanbul'da ki kraliçeleri aşmak gerek.
Maça gelirsek. Hepsi muhteşemdi. Birsel ve Diana daha muhteşemdi. Diana daha muhteşemdi. Dünyanın en iyi bayan basketbolcusu ne kadar iyi olabilir? Limit performans nedir? Akşam izlediğim performans muhteşemdi. Ve bana şunu düşündürdü. Eğer takım arkadaşları rekabette sonuna kadar giderseler, Diana'nın oyununun limiti yok. Gerektiği kadar olağanüstü oynar.
Basketbolun kraliçeleri, teşekkürler.
Ve sonra ne oldu.
Cesur yürekler: Fenerbahçe Ülker.
Ukiç, Oğuz, Mirsat, Kinsey öne çıkanlar. Ama başrölde tabiki takım var. Takım. Takım. Takım. Takım.
Bu takım kendini daha da geliştirirse ilk 4 yapabilir. İlk 4 yapan her şey yapabilir. Bu tabiki o kadar kolay  değil. Ölüm kalım maçlarında, hem takım olarak, hem bireysel olarak, hemde tüm oyuncular, en iyi seviyelerine çıkmalılar.
Oğuz, Emir çok önemli. Bu iki genç oyuncu da, daha bir kaç vites yukarı çıkabilirler. Daha istikrarlı, daha güçlü ve daha hızlı olmalılar.  Hadi aslanlar, cesaret ve azimle devam.
Ve son söz. Fenerbahçe Ülker bu yıl yapamayabilir. Ama Avrupa basketbolunun zirvesi Fenerbahçe Ülker'i bekliyor. Bizde oraya gidiyoruz. Taraftar, takım,camia.

 
 
 

İzleyiciler